TAHİRİ MUTLU
22/7/2007
Selamünaleyküm arkadaşlar. Bir sorun olduğundan resimleri ekleyemedik fakat size acizane tavsiyem, yazının orjinalini ve Üstadımın deyimiyle "gerçek veli" olan ağabeyimizin resimlerini de görmeniz. İşte alıntı yaptığım site:
http://www.risale-inur.org/4.htm
Selam ve dua ile...
Üstad hazretlerinin talebesi merhum
M.Tahiri MUTLU.
1900 yılında Isparta'nın Atabey kazasında doğdu. Bediüzzaman'ın yakın talebelerindendir. l943'de Denizli, l948'de Afyon hapislerinde Bediüzzaman'la birlikte bulundu. 1977'de vefat etti.
Atabeyli Mehmet Tahirî Mutlu... ..
İşte güller beldesinin gülü Tahirî Mutlu..
Meleklerin gül demetleriyle karşıladıkları bir evliya... Ama kendisi velayetini bilmeyen bir bahtiyar veli...
Selâm olsun sana Tahirî Ağabey!
Defterdeki yoklamada bizi "yok" hanesine yazmayasın. Elinde yılların yıprattığı bir dua, niyaz ve münacat kitabı vardı. Burada isim isim insanları sıralamıştı. Hep dua ederdi, yalvarır, yakarırdı. Geceleri, seherleri...
İlâhî! Yoklama gününde, defterindeki listede bizi unutma, yoklar hanesine, hiçler sayfasına yazma. Devamsızlıktan sınıfta kalmayalım. O mahşerî kalabalıkta, şayet sesimiz boğuk ve kısık çıkarsa, bizi duy, buradayız dediğimizde bizi mevcut göster.
Sarsılmayan sadakat, aldanmayan zekâ sahibi Tahirî....
Kendisi bir tevazû abidesi sanki.... Melekler gibi tertemiz, lekesiz bir mü'mindi. Ak saçını İslâmiyete hizmette ağartmıştı. Nur gibi parlayan bir nâsiye ve bembeyaz bir sakal... Kendisiyle ilgili, kendisini yücelten hatıraları pek hatırlamıyordu bile... Üstad'ın onun için "Sarsılmayan sadakatı, aldanmayan zekâsiyle" diye onu tarif tavsif ediyordu.
Bİr Veliyy-i Azîm
Afyon Hapishanesindeki Nur talebeleri arasındaki bazı üzücü olaylardan dolayı, el açıp yalvaran Bediüzzaman :
"Ya Rabbi! Yok mu bir talebem?' diye Cenab-ı Hakka iltica ettiğim zaman birnden bana Tahirî gösterildi" diyor ve anlatmaya devam ediyordu.
"Tahirî, o zaman seni bir veliy-yi azîm, bir kutup tahayyül ettim. Sonra baktım ki, sen istihdam olunuyorsun."
Burada Bediüzzaman, Tahirî Mutlu'ya soruyor :"Tahirî, istihdam olduğuna mı razısın, yoksa benim zannımda [veliy-yi azîm] olmasını mı istersin?"Mübarek veli Tahirî Mutlu, Üstad'ının sualine şöyle cevap veriyor :"İstihdam edilmemi isterim, Üstad'ım..." Üstad cevaben "Maşaallah!...'' dedikten sonra ,yan taraftaki talebelerine dönüp Tahiri MUTLU ağabeyin duyamayacağı şekilde alçak sesle,''Gerçi velidir" diyor.
Tahirî Mutlu Ağabey'e
"Sen ki, Nur bahçesinin nadide gülüsün.
"Aziz ruhuna Nurdan haleler bürünsün,
"Fecirlerden makberine Nurlar dökülsün,
"Fecirler ki, ne kadar zinde ve mutlu,
"Sen mutlusun, biz mutluyuz, İslâm mutlu..."
M.Ziya Akça
Yorum (24) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KİME EMANET!!!
21/7/2007
» Kime Emanet
Hak Nebi’nin diline nifak sayılmış emanete ihanet,
Tohum toprağa,yavru yuvaya,yuva anaya emanet,
Şak şak olmuş toprak suya,su buluta emanet,
Yusuf kuyuya,Mısır Yusuf’a emanet,
Hak Nebi mağaraya,Medine Hak Nebi’ye emanet,
İbrahim ateşe,İsmail bıçağa emanet,
Ne bıçak, ne ateş, ne kuyu, ne de mağara etmedi ihanet,
Asrın İbrahimleri sana emanet!
Arkadaş!Gel sen de bir kor gibi yak sineni
, Çünkü hepsi Allah’a emanet.
İçine doğru derinleş,dibi görünmeyen bir kuyu ol,
Sakla Yusufları koynunda, Yusuflar sana emanet!
Mağarada yılan olma, Güvercin gibi vefalı,örümcek gibi tehlikelere perdedâr ol
, Mağara gibi al Muhammedi’leri,al yedi genci,al bütün bir gençliği
… Hz.Sümeyrâ, Hak Nebi’yi evlâtlarına emanet etti.
“Sakın O’na bir şey olursa eve dönmeyin” dedi
. Dönmeden emanete sahip çıkamayacaklarını anlayınca vazgeçtiler eve dönmekten
. Evlerinden çıkamayanlar neyin emanetçisi acaba?
Bilecik İstasyonunda yaşlı ana,oğlunu cepheye uğurlarken ona; “Oğlum babanı Dİmetoka’da, dayını Şibka’da, ağabeylerini Çanakkale’de kaybettim, Sen benim son yongamsın, sen de dönmezsen ben Allah’a emanet!” diyordu.
Ve ilâve ediyordu
“Git, sen de git! Minareler ezansız, camiler Kur’ân’sız kalacaksa, sen de git.”
Ezan, Kur’ân ,Vatan kime emanet?
Galiçya’da , Şibka’da, Dimetoka’da kalanların evlatları kime emanet?
“Ben sağ dönseydim uğrunda öldüğüm Kur’ânı, Canımdan çok sevdiğim, İslâm’ı yavruma öğretirdim” diyen Ve fakat şimdi mabet yüzü görmeyen bu şehit evlatları kime emanet?..
Cafer-i Tayyar şehit olmuştu, Hak Nebi geldi, yetimlerinin başını okşadı ve ağladı.
Baş okşayan kim? Gözyaşı kime emanet?
Cephede kanlar içinde son anlarını yaşarken, vücudundan kanlı kurşunu çıkarıp; “Arkadaşım Memiş, şunu al oğluma emanet et. Ben yaşadığım müddetçe vazifemi yaptım, inandığım mukaddesler uğruna can veriyorum. Senden de bunun hakkını vermeni istiyorum dediğimi ilet.”
Mukaddes kurşun kime emanet!
Sütçü İmamım!İki bacımızın yaşmağını aldılar diye Maraş’ı kana buladın.
Senin şuurun kime, yaşmak kime emanet?
Şair Hz. Amine’ye, “Ey Ebva’da yatan ölü, Bahçende açtı dünyanın en güzel Gül’ü,”
Derken bahçe kime, Gül kime emanet?
Bilâller, dem tutan bülbüller nerede?
Arkadaş! Gül de,bülbül de, bağ da, bahçıvan da, Bıçak altındaki İsmailler, ateş içindeki İbrahimler, kuyudaki Yusuflar, Şu gerideki isimsiz kümbet, şu ilerideki ıssız mabet, Unutma hepsi sana emanet!!!
Cemil Cüneyt
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

forum
18/7/2007
selamünaleyküm arkadaşlar. yeni bir foruma davet edildim. maşallah arkadaşlar çok güzel hazırlamışlar. paylaşımlarınızı bekliyoruz inşallah. hepiniz davetlisiniz.
Allah'a emanet olun.
Reyhan
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Risale-i Nur'dan Regaip Kandili
18/7/2007
Aziz ve sıddık kardeşlerim ve fedakar arkadaşlarım
Evvelâ: Sizin, bu mübarek şuhur-u selâse ve içindeki kıymetdar leyali-i mübarekeleri tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer Leyle-i Regaib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevab versin, âmîn. ( Kastamonu Lahikası, 84 )
Regaip gecesiyle ilgili Risale-i Nurda geçen ifadeler:
Üstadımız! Nur talebelerinin okudukları bir eşi, bir benzeri daha dünyada olmayan "Cevşen-ül Kebir" isimli Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinin duasını ve çok sevablı, çok nurlu, çok faziletli salavat-ı şerifelerinizi elde ettik, okumağa başladık. Sizin devam ettiğiniz bu pek kıymetdar, çok mübarek evradlar; bizim zikrimiz, bizim virdimiz oldu elhamdülillah! Fakat en ziyade Risaleleri okumağa gayret ediyoruz, ehemmiyet veriyoruz. Çünki Nur Risalelerini ne kadar sık sık okursak, bu dualardan daha ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve Leyle-i Mi'rac ve Leyle-i Berat, Leyle-i Kadir ve Cuma geceleri gibi vakitlerde okuyoruz. (Hanımlar Rehberi: 158)
“Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i şerifinizi ve Leyle-i Regaib’inizi tebrik, hem Safranbolu’lu kardeşlerimizin tebriklerine mukabeleten şuhur-u selâselerini ve dört leyali-i mübarekelerini ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik ederiz." (Emirdağ L. - 1: 166)
Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü manevîyi sizlere kazandıracak olan şuhur-u selâse-i mübarekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i Regaib'i tebrik ediyoruz. (Kastamonu L.: 147)
“Evvelen: Seksen sene bir manevî ömr-ü bâki kazandıran şuhur-u selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve leyle-i regaibinizi ve leyle-i mi’racınızı ve leyle-i beratınızı ve leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve herbir Nurcunun manevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i Nuriyede muvaffakıyetinizi tebrik ederiz." (Emirdağ L.-2: 121)
Birinci Sualiniz: Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl olmalıdır?
Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. Hem bi-zahr-il gayb yani "gıyaben ona dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:
Allahumme inni es’elukel afve vel-afiyete livelehu fid-dini ved-dünya vel-ahiret
Rebbenatina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten ve gıne azabennar.
gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulûs ve huşu' ve huzur-u kalb ile dua etmek; hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-ı icabede; hem şuhur-u selâsede, hususan leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen me'muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat)
Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirmeliyiz?
1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2. Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak,
3. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,
4. Allah rızası için namaz kılarak,
5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,
6. Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,
7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,
8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,
9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,
10. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
11. Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz
Regaib Gecesi Namazı Nasıl Kılınır?
Regâib Gecesi Namazı: Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevabı pek çoktur. Bu gecede kılınacak namaz 12 rek’attir. Bu namazın kılınışı şöyledir:
Her rek’atta fatihadan sonra üç kadir suresi ile 12 adette ihlas suresi okunur. Her iki rek’atta bir selam verilerek 12 rek’at tamamlanır. On ikinci rek’at kılınıp selam verildikten sonra yerinden kalkmadan yetmiş kere “ Allahumme salli ala Muhammedinin nebiyyil ummiyyi ve ala alihi” denilir. Sonra secdeye varılır. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” denir.
Sonra secdeden kalkılarak ettahiyyatta oturulur. Ve yetmiş kere “Rabbiğfir ve erham ve tecavez ta’lemü” dedikten sonra tekrar secde edilir. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” dedikten sonra, isteklerimizi alemlerin Rabbine arz edilir. ( İhya ulumuddin, Bedir yayınları, 1974, c:1, s:555)
Regâib namazını cemaatle kılmak bid'attir. Zaten terâvihten başka hiçbir nâfile namaz cemaatle kılınmaz.
www.islamiyet.gen.tr den alıntı
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3 AYLAR
17/7/2007
Yayın Tarihi: 16-07-2007
3 Aylar ne demektir? Bize ne anlatır?
iki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.
Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Resûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: "Şu kadını görüyor musunuz?" dedi. Sahabe cevap verdi: "Evet Ya Rasulallah!" Allah Resûlü (sas) tekrar: "Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?" diye sordu. Sahabe "Hayır ya Rasulallah!" karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: "Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez."
İşte böylesine başdöndürücü bir şefkat ve merhamete sahip olan Allahu Teala, sene içinde kulları için gönül dünyalarında adeta bir manevi hamle yapmaları adına bazı özel gün ve geceler yaratmıştır. Bu özel zaman dilimlerinde Cenab-ı Hakk'ın rahmet esintileri sağanak sağanak yağmaktadır. Şu günlerde bu zaman dilimlerinden "üç aylar"a kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Malum olduğu üzere halkımız arasında Arabi aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına "üç aylar" deniyor.
Ahiret ticaretinin yapıldığı kazançlı bir pazar durumunda olan üç aylar, yılda ancak bir defa açılır ve üç ay boyunca devam eder. İstifade edebilenlerin çok şey kazandığı bu pazarı kaçıranlar gelecek mevsimi beklemek zorundadır. Tabii ömürleri yeterse. Kimse yarına çıkmaya garanti veremediği gibi gelecek mevsime yetişmeyi de taahhüt edemez. Öyleyse yapılacak iş, bu mevsimi çok iyi değerlendirmek, bunun için de onu elimize geçen son fırsat olarak kabul etmek.
Üç aylar fırsat günleridir, çok bereketli bir kazanç mevsimidir. Böylesine bir koyup binler alabileceğimiz kazanç kuşağında kaybetmemek için bu günleri iyi değerlendirmeliyiz.
ÜÇ AYLARA HAZIR MISINIZ?
Bu günlerde müminler, birbirleri ile tebrikleşmeli, birbirlerini yemeklere çağırmalı, çocuklar sevindirilmeli, fakirlerin gönlü alınmalı, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları giderilmeli, anne-babanın, masum ihtiyarların duaları alınmalı, hasılı bu aylar daha canlı ve daha verimli yaşanmalıdır.
Bütün bu yapılanlar bir yarış havası içinde yapılırken ihlaslı yapmaya da azami dikkat gösterilmeli. Zira ihlasla yapılan küçük bir amel, ihlassız yapılan pek çok amelden üstündür. Bu sayede hem cemiyete huzur gelmiş, hem de manevi bir atmosfer meydana getirilerek, ilahi rahmetin celbine zemin hazırlanmış olur. Yapılan ibadetler, okunan Kur'anlar, Cenab-ı Hakk'a yükselen inilti ve ızdırap dolu dualar, akıtılan gözyaşları, yapılan tevbe, istiğfarlar yağmuru çeken bulutlar gibi ilahi rahmeti kendisine çeker.
İlahi rahmet, semamızı kapladığı zaman onu hayat kaynağı yağmurlar gibi lütuflar, ihsanlar, ikramlar ve hediyeler takip eder. Böylece gelen rahmet damlaları günahlarımızdan, gafletimizden dolayı kirlenen manevi hayatımızı da temizler.
Öyleyse daha ne duruyoruz. Haydi hep beraber, ilahi rahmet ve lütuflara hasret insanlar olarak başımızı okşayacak rahmet bulutlarının celbine ve onu takip edecek ilahi ihsanlara kendimizi hazırlayalım.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu bereketli günleri nasıl değerlendirelim?
1. Bol bol Kur'ân-ı Kerim okuyalım.
2. Peygamber Efendimiz (sas)'in şefaatini ümit ederek, O'na salât ü selâmlar getirelim.
3. Kaza veya nafile namazlar kılalım.
4. Dünyaya gönderiliş amacımızı ve gidişatımızı düşünerek tefekkürde bulunalım.
5. İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi ve gönlümüzden gele gele tevbe ve istiğfarda bulunalım.
6. Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua edelim.
7. Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılalım.
8. Bu günlerde Allah Resulü'nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.
--------------------------------------------------------------------------------
Rahmetin sağanak sağanak yağdığı günler geliyor
REGAİB GECESİ
Regaib, "çokça rağbet edilen, kıymetli, değerli, ihsan" manalarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaib Gecesi denilince; "çok lütuf ve ihsan dolu, kıymetli ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece" manası anlaşılır. Halk arasında üç aylar diye meşhur olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarından Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi olan Regaib Gecesi, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk habercisi olma şerefini taşımaktadır. Rahmet kapılarının ardına kadar açık olduğu bu gece gaflet içinde geçirilmemeli, bir fırsat gecesi olarak değerlendirilip ona göre hareket edilmelidir.
RECEP AYI
Üç ayların ilki olan Recep, "tazim ve tekrim olunan ay" ve "hazırlanmak" manalarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz (sas) bu aya ulaştıklarında "Allah'ım! Receb'i ve Şaban'ı hakkımızda mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur" diyerek dua ederlerdi. Bu ay içinde aynı zamanda Mi'rac, Berat ve Kadir Gecesi gibi mübarek zaman dilimlerinin de bir müjdecisi olan "Regaib" gecesi vardır. Regaib, pek çok ata ve ihsan" manasına gelen "Ragibe" kelimesinin çoğuludur. Bu gecede Cenab-ı Hak engin rahmetiyle tecelli edip sonsuz mağfiretiyle muamelede bulunduğu için geceye bu isim verilmiştir. Recep ayının 27. gecesi ise Mirac Kandili'dir. Mirac, kelime manası itibarıyla "merdiven", "yükselecek yer", "en yüksek makam" manalarına gelmektedir. Bu gecede İnsanlığın İftihar Tablosu (sas) bir mucize olarak Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru pervaz edip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk'ın huzuruna çıkmıştır.
ŞABAN AYI
Üç ayların ikincisi olan Şaban, kelime manası itibarıyla "dağılan", "saçılan" manalarına gelmektedir. Bir rivayete göre Efendimiz (sas), Şaban ayında Ramazan için pek çok hayır dağıldığı için bu aya bu ismin verildiğini ifade etmektedir. Şaban ayı içerisinde Berat Kandili vardır. Berat kelimesi, "borçtan, isnat edilen suçtan, ruha azap veren sıkıntılardan kurtulmak" manalarına gelmektedir. Bu gecede Kur'an-ı Kerim, Levh-i Mahfuz'dan alınmış ve bir bütün halinde dünya semasına indirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple bu gece hürmetine pek çok günah bağışlandığı için geceye Berat Gecesi denilmiştir. Yine bu ay içinde hicretin ikinci senesi Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa'dan Kâbe'ye çevrilmiştir.
RAMAZAN AYI
Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı, on bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisidir. Zira bu ayda Kur'an nazil olmaya başlamış ve ay boyunca oruç tutmak farz kılınmıştır. Ramazan kelimesi "kızgın taş" manasına gelen "Ramid" kelimesinden türetilmiştir. Ramazan ayı çok sıcak ve hararetli bir zaman dilimine tevafuk ettiği için ona bu isim verilmiştir. Ayrıca nasıl ki kızgın taş etrafındakini yakıp yok ederse Ramazan da kulların günahlarını yakıp mahvettiği için bu aya bu ismin verildiğini söyleyenler de olmuştur. Bazıları ise Ramazan kelimesinin "yağan yağmur" manasına gelen "ramıd" kelimesinden türetildiğini ve nasıl ki yağmurun yağması neticesinde yeryüzünün temizlenmesi gibi Ramazan ayında da günahların temizlenmesi sebebiyle bu aya bu ismin verildiğini söylemişlerdir. Kur'an'ın indirilmeye başlandığı bu ay içinde Kur'an-ı Kerim'deki ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan "Kadir Gecesi" vardır. Bu gece Allah'ın müminlere bahşettiği çok yüce bir ikramıdır. Ramazan'ın her gecesinin dolu dolu geçirilmesi için bu gecenin zamanı gizlenmiştir. Ancak Kadir gecesinin Ramazan'ın son on günü içinde olduğuna dair güçlü işaretler vardır.
ALİ DEMİREL
16 Temmuz 2007, Pazartesi
ZAMAN
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Send a Dozen Roses at bigoo.ws
Go to ImageShack® to Create your own Slideshow
Go to ImageShack® to Create your own Slideshow
Go to ImageShack® to Create your own Slideshow


